Ölükent-Deadcity

                  Yıllar öncesine dayanan bu isim tam unutulmaya başlanmışken 2007 yılında tekrar canlandırılarak her geçen gün büyüme kaydetmiştir...
                  Eserkent'in sessiz ve karanlık sokaklarından esinlenilerek kullanılan 'ölükent' ismi şimdi aynı hedef etrafında toplanan bir grubun dudaklarından dökülen tek kelimedir...
                  Arkasında binleri yürütmek gibi bir amacı olmayan ölükent,trübüne farklı bir ses getirme amacını taşır...
                  ölükent sosyal olaylara sessiz kalmaz...ölükent sprey krallarıyla sidik yarıştırmaz...
                  ölükent üyesinin yaptığı bir hareket eğer ses getirmezse intihar eder...
                  'Faşizme kayan,Mahir Çayan' yazısını sprey atarak Kızıldere katliamını unutturmayan,Alişan'ın askerden kaçarak sığındığı liman olan Tepecikspor'da rahat bırakmayan,'Her Türk asker doğar,bazıları topçu olur' pankartıyla İstanbul'u güldüren,terör örgütü sempatizanlarını yumruklayan İzmir halkına 'faşİZmir' diyerek suçlayan 34 plakalılara,memleketlerinde 'sosyalİZmir' diyerek cevap veren,Tekel işcileriyle yakın ilişkide olan,onları pankartıyla destekleyen,trübünde açtığı 28 metrelik 'Bize tarihi yanlış öğrettiler,milad 1925 demediler' pankartıyla alkış alan,tüm Türkiye'nin takip ettiği Münevver Karabulut cinayetinin katil zanlısı Cem Garipoğlu'nun yakalandığı gün yaptığı besteyle mizah gücünü ortaya koyan,'Türkler 1 milyon Kürt ve Ermeniyi öldürdü' cümlesinden sonra Nobel Barış Ödülü alan Orhan Pamuk'u unutmayan ve her yaptığı işlede trübün gündeminde yer bulan ölükent grubu 365 günü beraber yaşar...
               ölükent kesinlikle klavye kasmaz...facebook,twitter,yonja vs gibi sitelerde diğer taraftar gruplarıyla 'yiyosa gelsene','bana adres ver','o maçta EN ÖNDE BEN OLCAM,sende en önde ol' kelimeler kullanmaz..gerekirse hep beraber dalar...
               kimliğini yavaş yavaş oturtan ölükent yoluna tüm hızıyla devam etmektedir...